9 Ekim 2010 Cumartesi

sana duyduğum nefret bile çok sana

1.5 Yıldır bir yol arkadaşım vardı.Bunun toplamda 1 yılı çok güzel ve dolo dolu
diyebilirim.Öyle sevdim öyle sevildimki ben.Kelebeklerim hep benleydi.Güne onunla başlar onunla uyurdum.Yalnız gecelerimde kii ayrı şehirlerde olduğumuz için çoğu zaman ayrı geçen geceleri yine de hissetmezdim varlığı öyle sarardı ki ruhumu.Çok sevdim çokk
ömrümü adamaya razıydım.O yokken yanımda Tişörtünü giyip yatardım kokusunu hissetmek için.Sonra bi yüzüğüm vardı benim;Yılbaşına dakikalar kala Ankara'ya varmıştı otobüs nasıl üşümüş beni beklerken onu gördüğümde nasıl sarılmıştım.Gözlerime zor hakim oluyodum ağlamamak için.Yanındaydım kalbim eşine kavuşmuştu tekrar.
Eve geldiğimde ışıklar sönük ve kapıdan odaya kadar yerde mumlardan bi yol yapmıştı.
Işığı takip et dedi. Ettim ürkek ama içimde bi deli heyecanla.
Hiç bişey yoktu:)mumlarla yapılmış bi kalp şeklinden başka.Sonra sarıldı bana öptü öptü.Elinde bişeyy evet gördüm onu.Gül şeklinde bi yüzük kutusu nasıl heyecanlıyım.Aç dedi gözleri konuşamadım ki.Açtım yüzük almış sonra taktı parmağıma hayatımın en mutlu anıydı sanki.Ayrı şehirler de yaşadığımız için hep kısıtlıydı görüşmelerimiz.Özlüyordum ama her daim ilgisi fiziksel yokluğunu hissettirmiyordu.Gel zaman git zaman gittik böyle bi gün İzmir'e ailesinin yazlığına gitti.İşte orda olanlar oldu.Aramalar seyrekleşti.Ki bunlar ilişkimizin 1. yılından sonra başlıyo.Bi arkadaşı var orda Asker arkadaşı evli onlarla pek sıkı görüşmeye başladı.Beni unuttu.Unuttu derken cidden ilgi manyağı biri değilim ama bu kez gidişat cidden bunu gösteriyodu. birden biran da oldu herşey.O kadar çaresizim ki km'lerce uzaktayım hiçbişey yapamıyorum.Telefonlar suratıma kapatılıyo.Ararım seni diyo aramıyo.Hiç kapanmayan telefon kapanıyo salya sümük ağlamaklı mesajlar bırakıyorum banamısın demiyo.Bi günaydın mesajı bile atmıyo.Arasa bile her zaman görüştüğü bi erkek arkadaşıymış gibi konuşuyo benle.Daayanamadım.Bu 6 aylık süreçte kaç kez terk ettim onu hatırlamıyorum.O yokken duvarlara sarıldım.Öyle çok gözyaşı döküyodum ki
sabahları gözlerim şişti gidiyodum işe.İştekilerde alışmışlardı bu halime.Acıyolardı bana hissediyodum.Bu aylık süreçte facesinden sildi beni O kadar davet yollamama rağmen eklemedi.Sonra yalvar yakar istemem rağmen dönmeye çalıştı.Geri dönmek için şart koşsam da kabul etmedi.Aşıktım çok aşıktım onca acı çektim.Sonra yakaladığım onca yalan.Hepsini zihnim yerine geldiğinde burda değinicem.Şimdilik sözün kısası o yaptı yapacağını her defasında bense batan bir gemide olduğunu hisseden bir fare gibi önce ben kaçmak istedim o batıktan bırakmadı.2 kez telefon hattı kırıp değiştirdim.Ama nasıl olduysa buldu.Ne mutlu etti nede bıraktı.Bugün ise tamamen yıktı.Daha benden ayrılmadan izmir'de yaptığı sevgilisini ispatlayıp tokat gibi çaktım suratına.Ama o ne yaptı beni tüm mahremiyetimizi yaşadığım şehre afişe yapacağını söyledi.
Yıkıldığım cidden bitiğim andı bugün yaşadığım.Çok var zihnimde çirkinn en çokta çirkin evet.İnsan gibi gitmeyi çok denedim.Ama düzeldi gösterip kendini benim tekrar ömrümden ömür almasına izin verdiğim için en çokta ben kızgınım kendime.Aşk'ın nefrete hiç bu kadar yakın olabileceğini düşünmemiştim.Doğruymuş.Bugün yağmur yağarken çok beddua ettim.Bir den utandım.çookk utandımmm.Yapılanlardannn çirkinleşen ondan Onun bir zamanlar aşkım olmasında çok kızdım kendime öfke doluyum hala.az öncede dediğim gibi zihnimi topladığımda bu yazının bir çokk eksik parçasını yazıcam.
Sevgiyle Kalın

Hiç yorum yok: