30 Aralık 2008 Salı

ne?


ne? ne? ne?
ne ne be.. ala ala bi bırakın nefes alamıyorum
Bişi olduğu yok işte
parantez içine lütfen dikkat!!!
(sevgilim terk etti üstelik çok aşığım ,ay sonu param bitti ama bi sevgilim olmadığı için hediye telaşım yok bu anlamda şanslıyım, yılbaşı geldi ve hala bi planım yok 'hoş olsa da umrumda değil zaten, canım kuzimi çok özledim kulaklarını gözüme yapıştırması yokmu işte en çokta onu özledim pis şahikam benim, çekip gitmek istiyorum uzaklara''neresi bilinmez bi muamma'', kredi kartımın canını okumak istiyorum, aralıksız sigara içmek istiyorum, beni mutsuz eden hiçkimseyi görmek istemiyorum,pazar günleri eve gelen misafir istemiyorum hele bu annemin arkadaşlarıysa neden mi kalkmak bilmiyorlar pis dedikoducu cadolozun tekiler,
çok ısrar eden arkadaş gurubumu boğmak istiyorum, geçen avm de gördüğüm o beyaz montu almak istiyorum, evde tek başına koskoca bi gün geçirmek istiyorum,
bana sürekli evde kaldın sözünün söylenmesini istemiyorum ''özellikle de bu konuda örnekli acıklama yapanları kıtır kıtır kesmek istiyorum'' ,
Cep telefonu kullanmak istemiyorum ''zaten uzun zamandır çalar saat niyetine kullanıyorum olmasada olur annem dürtüyor zaten sabahları'',msn kullanmak istiyorum,üzerimdeki bu nörtür durum hep kalsın istiyorum yeni karardan gözüm tırsıyo çünkü, cevremde bana daha az soru soran insanlar istiyorum istiyorum is-ti-yo-rum...
son madde daha da saymak istemiyorum...


Bilmiyorum işte sormayın!!!
bilsemde bilmiyorum be oh bee
bu kadar acıklamadan sonra
hala ne ne diye soracakmışınız?
bence bir kez daha düşünün!!!
çünkü şuan katilinle konuşuyorsun.
Bugünlerde duyduğum ve bana sorulmasından, dolayı artık kendime potonsiyel katil gözüyle baktığım bi kelimedir bu ne ne?
neeeeeeeeeeeeee?
ne ya
düşünüyorum sevgili günlüğüm, düşünüyorum
neden düşünmediğimi
neden hala hüngür hüngür
bağıra çağıra ağlayamadığımı,
gözyaşlarımı çalanı,
acı çekerken neden şebeklik yaptığımı
zehrimi neden hala masum birine akıtamadığımı,
bakma öle kötü kötü
Cidden düşünmedimde değil
Ama vicdan muhasebemin bugünlerde stop ayarı iyi
Kime el atayım
Milet cannında bezmiş
Canından bezmiş ama hala benle uğraşıyolar.
Bende mi uğraşayım.
Bende mi al aşağı edeyim.
AHHH be gözünü sevdiğimin insafı insafın kurusun emii...
İşte böle günlüküm yılbaşına iki gün kala son pöhkürüşlerim bunlar
Ama ne? ne? niçin? neden? niye? leri 2009 almasınlar
olur mu?
cevap vermek istmediğim soruları bana sormasınlar olurmu?
2009 ilet lütfen
cici bak kendine

25 Aralık 2008 Perşembe

uyuyan bir kadın nasıl uyandırılır?


Bir kadın nasıl uyandırılır? :-))))

Hani şu meşhur dörtlük vardır, ya... Bir İngiliz, bir Fransız, bir
Amerikalı, bir Türk... İşte bu defa onların eşleri bir araya gelmiş...
Önce, İngiliz hatun başlamış anlatmaya.
-Benim eşim öyle romantiktir ki her sabah eline bir gül alır. O gülü tüm
vücudumda gezdirerek beni uyandırır.
Amerikalı atlamış hemen,
-Aaaaa benim eşim de çok romantiktir. Sabah ayak ucumuzdaki pencereyi açar.
Hafif rüzgar ayaklarımdan başlayıp tüm vücudumu gezerek beni uyandırır ve
eşim mutlaka başucuma bir çiçek bırakmış olur.
Fransız gülümsemiş kendinden emin,
- Bunlar ne ki.Benim eşim her sabah ayaklarımdan başlayıp tüm vücudumu ve en
son da dudaklarımı öperek uyandırır beni her sabah. Ben her sabah,
mutluluğun doruklarında uyanırım.
- Sıra Türk hatununa gelince, o şaşkın şaşkın diğerlerine bakmış ve demiş
ki,
-Ben öyle orospuluklardan anlamam. Çişim gelir, uyanırım...

24 Aralık 2008 Çarşamba

zıppırdak bi aşktı işte nie soruonuz?


hEYOOO
ben geldim
Aman da lütfettim
Naber günlüküm
Evet aslında bugün biraz kafam karışık.
Terk edilmemnin 17. günü şerefi olsa gerek.
Msn' de ne oldu senin sevgili diyenlere inat mutsuz kişisel iletiler yazmıyorum.
Yıkılmadım ayaktayım, misali zavallı bi ucube olmadığımı kanıtlamaya çalışıyorum sözde.
Nafile susumuyor ki lanet içim.
Sus be sus beee
Bi sus ya ben niye senle yaşamak zorundayım.
Sabah sıcacık yataığımdan,işe gitmek için kalktığımda neden o lanet sesinle güne başlamak zorundayım.
Seni bana kim gönderdi.
Ya bi çık hayatımdan.
İnatla duygusal şarkılar dinlemiyorum hala.
AĞLAMIYCAM İŞTE AĞLAMIYCAM(galiba eve gidince ağlıcam)
inat bu olsa gerek
Bide şu lanet merakıma bi çare bulsam tam süper olcek.
ee işte günlüküm
Hayat bu araalr böle geçiyor.
Sızlanacak yerde sırıtarak.
Amma güçlüymüşüm ben hee
(aslında yanılıyorda olabilitrim)
Her gün ne oldu o sevgili diyenlere sinirim bozuluyo.
Sormayın be sormayın bilmiyorum.
Bide işyerimde, burnun önündekini görmeyenlere gıcık oluyorum.
Yahu burnunun önüne baksana herif
blog yazıoz burda.
Bide en sinir olduğum şey;
Atölyede çalşışan elemanlarımızın şuan büroda olmayan göremediği,arkadaşımızı sorma biçimleri,
X ABLA BURDAMI?
yok kardeşim yokkk
Göremiyorsan yok diyorum artık ne diyem ya
ala ala yok işte.
ZATEN 3 KİŞİ BİT KADAR YERDE ÇALIŞIOZ GÖRÜON Kİ YOKK
ee ne halt etmeye soruon.
Cıldırtmayın beni yahu
Bu konu yine saptı galiba yaa
Çalışırken yazmaya çalışırsan böle olur işte haktır bana.
Yahu ben ne zaman derdimi anlatabilecek yaşıma geleceğim.
24 yaşında eşşek kadar kız olmanın, getirdiği olgunluğa ne zman ulaşacağım acep.
erkek kardeşimin bile akranları eflenmişken.
Ben derdimi anlatıp nasıl bir idael koca bulacağım.
Hayda buraya nerden geldim.
İyice B...K 'nu çıkartttığımı düşündüğüm yazıma son veriyorum.
başlığı değiştirsem mi acaba
yok kalsın
Başka zamana işalah.. yazıcam kendime söz veriom
Hadi görüşük günlüküm

20 Aralık 2008 Cumartesi

Islak Gözlü Mazi


Yıllar önceydi;
Nefesini tuttu ve o karanlık kapıyı açmaya kalkmadan önce mazinin ne kadar tozlu olabileceğini düşündü.
Bulanık hatıraları canlanacaktı az sonra!!!
Yüzleşecekti tekradan onlarla.
Acılarını hatırlayacaktı ama korkmuyordu bu kez eskisi kadar onlardan.
Bugün işten dönerken yağmurda ıslanmıştı.Yıllar önce masumca severken,
karanlık bi gecede
ıslandığı gibi ıslanmak istiyordu aslında.
Yapamadı.Ayakları ona izin vermedi.
Adımlarını hızlandırdı, olabildiğince korunaklı bi yere ulaşabilmek için yürüdü.
Bu gece zor olucaktı.Mazisi onu bırakmıycaktı biliyordu.
İçindeki sesi duyuyordu, bugünün kalabalığında.
Yağmur ona bugün çok şey hatırlanmıştı.
Suçlu yağmurmuydu?
Düşündü
DEĞİLDİ!
Sadece suçlayacak bişey arıyordu.
Bu gece mazisini kurcalayacaktı.
Ruhunun sığ köşelerine çekildi.Bütün sevgisini, mutluluklarını, kırgınlıklarını,gözyaşlarını dinleyecekti.
Gözyaşları maziye gömülüp gitmemişti.Olduğu yerde hala ıslaktı.
Yosun tutmuştu sadece biraz.
Aralamıştı çoktan kapıyı.
Mantığın ve sözün geçmediği tek yerdi burası
belki ondan da öte bişeydi.
Şevkat göstermeliydi tüm geride bıraktıklarına
Canını acıtan en zalim acılarına bile.
Hepsini kucakladı.
Bir tek gözyaşı bile bırakmadı kucaklamadık
Hepsine teşekkür etti.
Benimsiniz siz dedi...
evet siz bensiniz dedi defalarca...
Issız dı ve bir o kadar da yorgun
Yüzlerine baktı hepsinin
Bıraktığı gibiydi hepsi biraz toz vardı o kadar.
Düşündü neden şimdi burda olduğunu;
Rüyalarında ara sıra kanatlanıp, kapının ardından cıkan
ve gecenin en koyu mavi zamanlarında onu huzurundan uyandıran mazisini, uzun zamandır bu kadar yakından görüyordu.Huzur bırakmalıyım diye düşündü.
İsteyebileceği tek şey huzurdu şimdi karanlıkları için;
Mazisine kelebeklerini ve çiçeklerini bıraktı.
Parlak mavi Gökyüzünü armağan etti karanlığa.
Işık bıraktı yosunlu ıslak gözlerine.
Asa armağan etti kırılganlıklarına
Bi çok şey vardı yüzleşmesi gereken
ama artık kalamazdı.
Bu gününe dönmeliydi.
Bugün onu bekliyordu
GİTMELİYDİ!
Kara deliğinden çıkmalıydı artık.
Usulca vedalaşıp, bugününe yeni ışıklarını ve kelebeklerini aramak için
kapının kolunu tuttu.
Attığı her adım bugününeydi.
Herşeye rağmen sızlayan acılarını, yosun kaplamış gözlarını görmek ona iyi gelmişti
Daha bi güçlüydü sanki.
Hayatına karıştı hep geride bıraktığı mazisi oysa hep yaşamını ikiye bölmüştü.
Ayıklamıştı uzun zaman önce.
Onlara haksızlık ettiğini düşündü bunca zaman.
İzin vermeliydi!!
ve mazisini kucakladı sımsıkı.
Yüreğindeki en taze ateşin sıcaklığıyla.
Zamanla anlamıştı ne kadar kıymetli olduklarını.
Neden hayatında var olduklarını kavramıştı,geriye baktığında.
Ve yavaş yavaş kapıyı kapattı.
Gülümsedi sessizce homurdanarak,sizi seviyorum diye haykırdı içinden.
Eli kalbindeydi.Kalbide artık huzurluydu.
Yüzleşmek iyi gelmişti karanlığında ki izleriyle
Hayatı artık tekti.
Çatlamış eski duvarlarını yıktığı için mutluydu.
Ve kelebeklerini avucuna alıp, hoşgeldin mazim bugünüme diye haykırdı zamana...